21 Mart 2017 Salı

KÜFLÜ EKMEK






Siz hiç küflü ekmek yediğiniz için telaşlandınız mı? Sanmıyorum. Ben telaşlandım. Her şeyden önce normalde yenen bir şey olmadığından ihtimal düşük tabi... Yiyen de yanlışlıkla yemiştir diye düşünüyorum. Yani özellikle kahvaltıda normal ekmek yerine tercih eden yoktur herhalde. Küflü peynir yiyenler varmış da, ekmek için cevap, “valla denemedim” olması doğal. Denemeyin zaten. Ben de tadı güzel olduğu için yemedim. Yanlışlıkla yedim. Fakat bir ihtimal yemiş olsaydınız da herhalde, “Eyvah! Küflü ekmek yedim, ölecek miyim?” diye düşünmezdiniz zannediyorum. İşte bunu zaten ancak benim gibi aklını paniğe kurban vermiş insanlar düşünebilir. Nasıl yanlışlıkla yediğimi anlatacağım ama ağzıma attıktan sonra zihnimde canlanandan bahsetmek istiyorum önce. Küflü ekmeği yuttuktan sonra mideme tam olarak yukarıdaki gibi bir şeyin girdiğini düşündüm.



Yabancısı olduğum bir ülkede, gecenin bir köründe yukarıda gördüğünüz küf canavarının bütün vücudumu sardığının ve sabaha çıkmayacağımın korkusu içindeydim. Benim için küf tam olarak böyle bir şeydi. Üstelik bunlar tüm vücuduma yayılıyordu ve baş küf canavarı, “Her yere yayılın!” diye emir vermişti. Pek mantıklı değil tabi ama mantık da benim sözlüğümde olan bir kelime değil ki. Eğer panik bir insansanız mantık diye bir şey olmuyor. Normal insanların üzerinde bile durmayacağı bir şey benim için kalp krizi geçirme sebebi oluyor genelde.


Olayın vuku bulduğu sırada saat gece üçtü ve ben Erasmus programıyla gittiğim Polonya’daki yurt odamdaydım. O zamanlar hava aydınlanmadan uyumuyordum doğru dürüst. Eh tabi bilenler bilir, Polonya’da okuyorsan hiç ders çalışmadan gayet rahat geçiyorsun derslerden. Hatta ben en yüksek ortalamayı orada yapmıştım, hiç unutmam. Resmen hiç çalışmadan genel ortalamamı yükseltip döndüm diyebilirim. Arkadaşlarım da haliyle bana biraz sinir oldu. Hem gidip hiç çalışmadan, her yeri gezip geliyorsun bir de utanmadan üstüne ortalamanı yükseltiyorsun. Haklılar, bir şey demiyorum. Neyse zaten küflü ekmek yediğim için öleceğimi düşündüğüm gece yeterince burnumdan gelmişti her şey. Oradan kendilerini rahatlatabilirler.



O gün biriyle randevum vardı. Güzel geçmişti geçmesine ama ben leyla gibi dolaşırken akşam yemeği yemeyi unuttum. Saat on iki gibi yurda geldim ve bir süre oyalandıktan, film izledikten sonra yatayım dedim. Yatağa uzandıktan bir süre sonra baktım karnım gurulduyor. O anda bir şey yemediğimi hatırladım. Hiç ışığı açmadan dolaba yöneldim. Yurtta neredeyse hiç yemek yemediğim için dolapla da pek bir alakam yoktu. “Heh, ekmek varmış” deyip bir parça ağzıma attım. Ama tadı böyle bir garip geldi… Çok acıydı. Işığı bir açtım ki yediğim ekmeğin küflü olduğunu gördüm. “Dın dın” diye bir korku müziği çaldı kafamda, “Küflü ekmek yedim!”
Hemen internete girip, “Küflü ekmek yedim, bir şey olur mu?” yazdım. Bir tane dangalağın yazdığı, “Geçmiş olsun. Yakın zamanda mevta” gibisinden bir şey de okudum. Sonra diğerlerini de okudum. İnsanlar küflü peynir yediklerini, hiçbir şey olmayacağını anlatmış ama bir kere o yazıyı gördüğüm için diğerleri beni yatıştıramadı. Önce, “bir şey olmaz” diye unutmaya çalıştım ama aklıma kurt düşmüştü bir kere. Orada söyleyebileceğim biri de yoktu ki. Benim deli olduğumu bilen yoktu orada sonuçta. Bir an o buluştuğum kişiye söylemeyi düşündüm ama onu da hem yeni tanıyordum hem de kendisi Brezilyalıydı. “Ben küflü ekmek yedim de, beni hastaneye götürür müsün?” mü diyecektim elin Brezilyasına? Deli olduğumu düşünüp benimle görüşmezdi bir daha. Diğer arkadaşlarımı uyandırmak geçti aklımdan ama saat sabaha karşı üçte uyandırıp, “Küflü ekmek yedim! Benimle hastaneye gelir misiniz?” diye sorduğumdaki surat ifadelerini düşününce vazgeçtim. Hem İngilizce nasıl söyleyecektim ki onu ben hastanede? Polonyalılar hayatının şokunu yaşardı herhalde. En iyisi annemleri uyandırmaktı. Yirmi küsur yıldır kızlarını tanımışlardı ne de olsa…

O dönemde annem mesaj sesini “tak tak tak” diye kapı çalma sesi yapmıştı. İnsan neden telefonunun mesaj sesini böyle yapar hiçbir fikrim yok. Ben de Polonya’dan evi arayamadığım için haliyle mesaj attım, “Anne, ben yanlışlıkla küflü ekmek yedim, bir şey olur mu?” diye. Yataktan zıplamışlar mesajımla. Düşünsenize, gecenin köründe birden, “tak tak tak” sesiyle uyanıyorsunuz… Telaşla telefona koşmuş annem. Mesajın o saatte benden geldiğini görünce heyecanlanmış tabi. Uyku sersemi telefonunda gördüklerine önce bir anlam verememiş kadıncağız,
“Anne, ben küflü ekmek yedim bir şey olur mu?”, “Cevap versenize, bir şey olur mu?”, “Anne cevap verin…”

O sırada tabi sürekli “tak tak tak” sesleri duyuluyor... Onların attığı mesaj da bana gelmiyordu telefondaki bir problemden dolayı. Bizimkiler de yarı uykulu hemen bilgisayara koşmuşlar Facebook’tan cevap yazmak için. Babam da sinirlenmiş, “Nereden buldu bu saatte küflü ekmeği? Saat kaçta geliyor eve?” diye söyleniyormuş. Bilgisayarı açmaları uzun sürdüğü için bir süre cevap gelmedi. Tabi kendine de gelememiş ki zavallılar. Ben de baktım cevap yok, “Herhalde bir şey olmaz” diye kendimi teselli etmeye çalıştım. Uyumayı düşündüm ama hemen hayalimde şu canlandı; Bir şey olmaz diye uyuyorum. Sabaha kadar küf bütün vücudumu sarıyor ve uykumda ölüyorum… Ben hayallere daldığım sırada internetten cevap geldiğini görünce hemen açtım, “Yat, uyu Yasemin. Bir kere küflü ekmek yemekten bir şey olmaz.”


Cevap çok netti. Adeta yılların bıkkınlığını ifade ediyordu. Büyük ihtimalle cevabı yazan babamdı ve gözlerini devirdiğini hissedebiliyordum. Aldığım yanıtın, “yine saçmaladın” rahatlığında olduğunu gördükten sonra ferahladım ve aç acına yatıp uyudum. Karnım guruldamaya devam ediyordu ama dolaptaki yoğurdu yemeye cesaret edemedim. Neme lazım, tadı bozuktur falan… Ondan sonra, “Yok, zehirlendim mi” diye onunla uğraşamazdım. Zaten bir daha da yemek yemeyi hiç unutmadım.



8 yorum:

  1. Cidden çok güldüm Yasemin :-))) hayat senin için zor olmalı, ama cevap süper :-))) tam bir ebeveyn cevabı :-)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın ben yorumları yayımlamayı yeni becerebildim:/ Çok teşekkür ederim:))) Evet, maalesef hayat benim için zor. Sonradan anlatınca komik oluyor gerçi:)

      Sil
  2. Hoşgeldiniz blog dünyasına :) Çok akıcıydı yazınız. Yalnız bloğunuzda "izleyiciler" ikonu yoktu. Bir an önce gadgetlardan seçip yerleştirin. Zira insanlar tembellik edip sizi izlemeye almadan çıkabilirler. Bence bu güzel yazıları kaçırmasınlar. :) İyi yayınlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Nihayet izleyiciler butonu koymayı becerebildim. Ben sizin yazılarınızı çok seviyorum, beğenmenize çok sevindim:)))

      Sil
  3. Eğlenceli bir yazı. Blogunuzda takip butonunu göremedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın öncelikle. Ben gerçekten teknolojiden hiç anlamayan biriyim, yayımlanmayı bekleyen yorumlar olduğunu yeni gördüm:/ Beğenmenize çok sevindim. Şimdi "izle" butonunu koymayı becerebildim nihayet:)

      Sil
  4. Hahahahahhahah Çok güldüm Harikaydı yazın :)) Ekmeğin küflü kısmını kesiyorsun sonrası yemeye devam tecrübe ile sabit hiç bir şey olmuyor :))) Hala Hayattayım :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahh beğenmene çok sevindiim:))) Hoş geldin:)

      Sil