28 Eylül 2017 Perşembe

Yıldızsız İstanbul












Dışarısı yağmurlu
Dışarısı karanlık
Ama ben ışıklarımı açtım
Bu senin elinde derlerdi de inanmazdım
Gülümsemek için güneşi beklemek ne saçmaymış
O bir doğar, bir batar
Onunla batmak olmazmış
Ya yıldızlar? Parlamak için onu beklersem?
O zaman gündüzleri ne yaparım?
Yıldızları bile yutan bu betonların arasında
Karanlıkta kalırım

İstanbul’a da dedim “kendini bırakma!”
Biliyorum nefes alamıyorsun dev binaların arasında
Ama denizlerin hâlâ senin yanında
Martılar hâlâ süzülüyor semalarında
Büyükada için üzgünüm ama
Bak Burgazada tertemiz mesela
Canın sıkılınca Kadıköy’ü hatırla
Belki bir gün betonların yerini parklar alır
Sokaklarda çiğnenir diye korkuyorsan

Sen de tohumları martıların kanatlarının arasına sakla

14 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız.Umarım bir gün betonların yerini parklar alır.Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. Tohumları martıların kanadına saklayalım :)

    YanıtlaSil
  3. Kelamınıza sağlık... şiir tadını alabildiğim bir yayın...

    YanıtlaSil
  4. Kadıköy' ü hatırlamak iyi gelir herkese:)

    YanıtlaSil
  5. Ne kadar naif bir anlatım :) Elinize , yüreğinize sağlık ...
    Ah o betonlar , herkes o betonların önüne bir ağaç dikse ya ... Hiç olmasa biraz yeşillensenk ya ...
    Sevgiler ... :)

    YanıtlaSil
  6. Betonlar, beton kokuları insanları hiçleştiriyor. Hiç olan bir yerde İstanbul'da kendini kaybeder.

    YanıtlaSil
  7. Büyükada için üzgünüm ama
    Bak Burgazada tertemiz mesela
    Canın sıkılınca Kadıköy’ü hatırla

    Bu üç dizeyi çok sevim. Ne güzel demişsin. :)

    YanıtlaSil